Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Özet

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Özet

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından yazılmış olan, 1912 yılında basılan bir roman. 100 Temel eserlerden birtanesidir.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Kitap Özeti

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç’nda 1910 yılının Mayıs ayında, Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı yönündeki söylenti, İstanbul’da da büyük bir panik yaratır. Bu haber, kahramanımız İrfan Galib’in yaşadığı mahallede de endişe ve karmaşaya neden olur. İrfan, zengin bir ailenin oğlu olmasına rağmen, batı bilimlerini öğrenmiş, geniş düşünce yapısına sahip fakat bir o kadar da tuhaf bir gençtir.

Bir gün yolda peçeli bir kadın görür ve onun hakkında güzel ve bilgili bir genç kız hayali kurarak peşinden gider. Bir dizi tesadüfen sonra, bu kadınla ilgili hayaller kurmaya başlar. Ancak, acemice bir konuşma girişiminde bulunduğunda kadın tarafından reddedilir. Bu olay, İrfan’ı büyük bir kadın düşmanı yapar. Kadınların zayıflığı hakkında makaleler yazar ve onları korkutarak aşağılamak amacıyla Halley Kuyruklu Yıldızı ile ilgili konferanslar düzenlemeye karar verir. Tuhaf bir karışım olan bu konferansında, anatomiden astronomiye ve fizik bilimine kadar çeşitli konuları işler ve kuyruklu yıldızın çarpmasıyla gerçekleşecek kıyameti korkunç bir rüya ile tasvir eder.

Bir süre sonra, maceraperest bir kadından bir mektup alır. İrfan, bu mektuba coşkulu ve duygusal bir cevap yazdıktan sonra konferansının ikinci bölümünü hazırlar. Ev halkını ve mahalle esnafını, kıyametin kopacağına inandırır. Herkes birbirine itiraflarda bulunarak helalleşir. İkinci konferansta, İrfan’ın kıyamet sahnesini tasvir ettiği sırada, önceden hazırladığı küçük bir oyun sahnelenir. Patlayan çatpatlar, fişekler, devrilen masa ve dolaplar, kadınları çılgına çevirir. Bu sırada, tanımadığı hayranıyla mektuplaşması devam etmektedir. Kadının, evlenmeyi kabul etmesi için bir şartı vardır: Kuyruklu yıldız çarpacak ana kadar İrfan’a yüzünü göstermeyecektir.

Halley’in görüneceği gün düğün yapılır. Evin damında, gelin ile damat arasında bilimsel, felsefi ve uzun konuşmalar geçmektedir. Genç gelin, evliliğinin ilk gününden itibaren aklını ve bilgisini kocasına kanıtlayarak, eşit şartlarda sürecek bir birlikteliğin temelini atmıştır. Gelin hanım, İrfan’dan kadınların öcünü almak için bir oyun yapmıştır ve bu oyunun sonunda İrfan’ın ona iyi bir koca olacağını anlamıştır.

Paylaş:

Yorumlar