Çavdar Tarlasında Çocuklar Özet

Çavdar Tarlasında Çocuklar Özet

Çavdar Tarlasında Çocuklar, Amerikalı yazar J. D. Salinger’ın, tam halini ise 1951 yılında yayımladığı romandır. Başlangıçta yetişkinlere yönelik yazılmış olsa da; kaygı, yabancılaşma ve toplumdaki yapaylık gibi konuları ele alması sebebiyle, daha çok ergenler tarafından okunan bir roman haline geldi. Aynı zamanda; masumiyet, kişilik, aidiyet, yitim, ilişki, cinsellik ve depresyon gibi konuları da ele alan romanın baş kahramanı Holden Caulfield, ergenlik isyanının sembolü haline gelmiştir.

Çavdar Tarlasında Çocuklar Kitap Özeti

Holden Caulfield, bir dinlenme evinden yazıyor ve önceki yılın Noel’inden hemen önce başına gelenleri anlatacağını belirtiyor. Hikayesi, Pencey Prep adlı okulunda başlar. Her öğrencinin geleneksel olarak katıldığı yıllık bir futbol maçı gününde, dört dersten kalmış olduğu için kovulan Holden, yaşlı tarih öğretmeni Mr. Spencer’ı ziyaret eder.

Mr. Spencer, yaşamın bir oyun olduğunu ve kurallara göre oynanması gerektiğini kabul ederek Holden’ın geleceğe yönelik planlar yaparken bunu içselleştirmenin önemli olduğunu vurgular. Holden, dinlerken onun bir tür “sahte” olduğunu düşünse de, dışarıdan anlaşılmaz bir şekilde ona katıldığını taklit eder. Ancak aslında yeterince çaba harcamadığını bildiği için Mr. Spencer’ın önerisi olan Mısır tarihine dair zayıf bir deneme okumak zorunda kalır ve bundan dolayı ona karşı kızgınlık duyar. Sonunda yanlışlıkla hala odasına döndüğü için ayrılmak zorunda kaldığını söyleyerek Mr. Spencer’ın yanından kaçar ve odasında kitap okumaya devam eder.

Odada, Holden Caulfield, rahatsız edici komşusu Ackley ile karşı karşıya gelir. Sonra odada kişi olmayı seven yakışıklı oda arkadaşı Ward Stradlater içeri girer. Stradlater’ın niye erken döndüğünü soran Holden, Jane Gallagher adlı bir kızla bir randevusu olduğunu öğrenir. Bu, Holden’ı şaşırtır çünkü Jane Gallagher’ı tanımaktadır – iki yıl önce ailesiyle Maine’de tatil yaptıklarında komşusu olmuşlardır. Stradlater, randevusunda neler yapacaklarını düşünen Holden’ı rahatsız eder. Stradlater sadece onunla yatıp yatamayacağını önemsemektedir, ancak Holden onun bu yaklaşımından tedirgin olur. Yine de Stradlater’ın isteğini kabul eder ve onun için İngilizce ödevini yapmayı kabul eder. Ödevin konusu, ölü kardeşi Allie’nin beyzbol eldiveni hakkında kısa bir betik yazmaktır.

Saatin geç olmasına rağmen, Stradlater sonunda randevusuna gitmek için odadan ayrılır. Holden, Jane’in randevusu hakkında düşünmeye devam ederken arkadaşının ona olan ilgisine kızar. Olayın sonrasında Stradlater, Holden Caulfield’ın yazdığı betiği okur ve onu kurallara uymadığı için eleştirir. Holden sinirlenir ve betiği parçalara ayırır. Stradlater’a Jane ile ilgili detaylar sorar ve çatışmalı bir konuşma yaşarlar.

Holden, onu önce kızar, sonra ona bir “salak” demesine yol açar. Stradlater, ona karşı fiziksel üstünlüğe sahip olmasına rağmen, onu yere yıkar ve odadan çıkmasını söyler. Dışarı çıkmadan önce, odanın kapısına gidip “Geceyi iyi geçirin, salaklar!” diye bağırır. Daha sonra New York’a gitmek için trene biner ve tren yolculuğu boyunca orta yaşlı bir kadınla flört eder. New York’a vardığında Edmont Oteli’nde bir oda kiralar. Ancak zamanla yalnız ve depresif hisseder ve garip davranışlar sergilemeye başlar.

Otelin gece kulübüne iner ve orada bir kadınla dans eder, ancak ona ilgi göstermez, çünkü “sahte” olduğunu düşünür. Daha sonra D.B. Holden’ın eski abisi, bir piyano barda kendisini ziyaret eder. Ancak Holden barın atmosferinden de memnun değildir, bu yüzden olaylar gelişmeden önce tekrar oteline döner. Otele döndüğünde asansör operatörü Maurice, odasına 5 dolar karşılığında bir fahişe göndermeyi teklif eder. Holden kabul eder ve fahişe Sunny gelir. Ancak Holden bu durumdan rahatsızlık duyar ve karın ameliyatı geçirdiğini söyleyerek cinsel ilişkiye giremeyeceğini iddia eder. Sunny bunun üzerine 10 dolar talep eder, ancak Holden sadece 5 dolar verir. Kısa bir süre sonra Sunny, Maurice ile birlikte Holden’ın yanına gelir ve Sunny diğer 5 doları alırken, Maurice de Holden’ın midesine vurur.

Ertesi sabah, Holden Caulfield bir arkadaşı olan Sally Hayes ile randevulaşır. Sally’nin kişiliğini pek beğenmez, ancak oldukça çekicidir ve yalnız olduğu için onunla olmak ister. İdeal dünyada, Jane Gallagher’ı arar, ancak onu aramak istediğinde doğru “ruh halinde” olmadığını düşündüğü için ertesi günkü randevusu için hazırlanmaz.

Bu yüzden boş zamanlarında şehirde dolanır ve kilise çıkışında bir çocuğun şarkısını duyar: “Eğer bir beden bir bedeni tutarsa, buğday tarlasından geçerken.” Çocuğun masum sesi ve şarkının güzelliği Holden’ı etkiler. Daha sonra genç kız kardeşi Phoebe ile buluşmak için eve gizlice girer ve onu uyandırır. Ona, Colorado’da bir çiftlikte yaşamak için eve döneceğini söyler. Phoebe, onun okuldan atıldığını, daha önceki okullardan da atıldığını öğrenir ve onu bir kez daha hayal kırıklığına uğratmasına rağmen, ona yaptıklarını pek de umursamaz. Ona ne yapmak istediğini sorar ve Holden onun çocuklara düşmeden önce onları yakalayan bir çaylak yakalayıcı olmak istediğini söyler.

Paylaş:

Yorumlar