Halide Edib Adıvar Kimdir? Hayatı Ve Eserleri

Halide Edib Adıvar

Halide Edib Adıvar, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde 1882 veya 1884 yılında dünyaya gelmiştir. Babası, II. Abdülhamit döneminde Ceyb-i Hümayun’da Padişah Hazinesi kâtipliği ve Yanya ile Bursa Reji Müdürlüğü yapmış Mehmet Edib Bey, annesi ise Fatma Berifem Hanım’dır.

Halide Edib Adıvar Kimdir?

Çocukluğu, Mevlevi geleneğine bağlı olan ve ilerleyen yıllarda sanat hayatına etkileri olacak olan anneannesinin yanında geçmiştir. Ailesi eğitime büyük önem vermiş, Halide Edib ise yedi yaşında Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ne gitmiş, ancak bir öğrencinin ihbarı sonucu Padişah II. Abdülhamit’in kararıyla okuldan uzaklaştırılmıştır.

Evde özel derslerle ilköğrenimini tamamlayan Halide Edib, İngilizce öğrenirken Amerikalı yazar Jacob Abbott’un “Ana” adlı çocuk kitabını Türkçe’ye çevirmiştir. Bu çevirisi, 1899’da II. Abdülhamit tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirilmiştir. Kolejin yüksek sınıfına dönen Halide Edib, İngilizce ve Fransızca öğrenmeye başlamıştır. Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nden mezun olan Halide Edib, aynı zamanda Rıza Tevfik’ten edebiyat ve felsefe, Salih Zeki’den matematik, Şükrü Efendi’den de Arapça dersleri almıştır. Bu dersler, onun edebi kişiliği üzerinde derin etkiler bırakmıştır.

1901 yılında matematik öğretmeni Salih Zeki Bey ile evlenen Halide Edib, evliliğinin ilk yıllarında eşine Kamus-ı Riyaziyat adlı eserini yazma konusunda yardımcı olmuştur. Kendisi de İngiliz matematikçilerin yaşam öykülerini çevirmiş ve Sherlock Holmes hikâyelerinden çeviriler yapmıştır.

Halide Edib’in hayatında önemli bir dönüm noktası, II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908 yılıdır. Bu dönemde kadın haklarına duyduğu ilgiyi gazetelerde yazılar yazarak ortaya koymaya başlamıştır. İlk yazısı Tevfik Fikret’in çıkardığı Tanin dergisinde yayımlanmıştır. Yazıları, Osmanlı’nın muhafazakâr çevresinin tepkisini çekmiş ve bir tehdit mektubu almıştır. 31 Mart Ayaklanması sırasında yaşanan olaylardan dolayı ölüm tehdidi aldığı için, iki oğluyla birlikte önce Üsküdar Sultantepe’deki Özbekler Dergâhı’nda saklanmış, sonra Mısır ve İngiltere’ye gitmiştir.

1910 yılında İngiltere’ye ikinci kez giden Halide Edib, bu dönemde kadın-erkek eşitliği konusunda Avrupa’daki gelişmeleri takip etmiş ve önemli düşünürlerle tanışmıştır. İstanbul’a döndükten sonra, Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine yardım çalışmalarına katılmıştır.

Türkçülük akımının etkisi altına giren Halide Edib, Ziya Gökalp, Hamdullah Suphi, Ahmet Ağaoğlu ve Yusuf Akçura gibi isimlerle dostluk kurmuştur. Türk Yurdu dergisi etrafında toplanan bu çevreyle birlikte çalışmış, yazıları bu dönemde Ziya Gökalp’in etkisiyle Türk milliyetçiliği ve Turancılık düşüncelerini benimsemeye başlamıştır.

1913 yılında Balkan Savaşları’nın sona ermesiyle öğretmenlik görevinden ayrılan Halide Edib, 1914’te I. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine hastanelerde hastabakıcılık yapmıştır. 1916’da Cemal Paşa’nın daveti üzerine Nakiye Hanım ve Hamdullah Suphi ile birlikte Lübnan’a gitmiş ve orada Türk Darülmuallimatı’nın müdürlüğüne atanmıştır.

Halide Edib Adıvar
Halide Edib Adıvar Kimdir? Hayatı Ve Eserleri Halide Edib Adıvar

1918 yılında İstanbul’a dönen Halide Edib, babasının vekâletiyle Bursa’da aile doktoru Adnan Adıvar ile hayatını birleştirmiştir. Bu dönemi detaylı bir şekilde “Mor Salkımlı Ev” kitabında anlatmıştır.

1918 yılında Halide Edib Adıvar, Darülfünun Edebiyat Fakültesi’nde Batı edebiyatı müderrisliğine atanmıştır. Ancak, 16 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, Halide Edib’i milli mücadeleye yönlendirmiştir. İstanbul’da düzenlenen protesto mitinglerine katılarak konuşmacı olmuş, özellikle Sultanahmet mitinginde yaptığı etkileyici konuşma ile milli mücadelede öncü isimlerden biri olmuştur. Mitingde sarf ettiği “Milletler dostumuz, hükûmetler düşmanımızdır.” sözü, büyük yankı uyandırmıştır.

İzmir’in işgalinden sonra milli mücadele, Halide Edib Adıvar’ın öncelikli amacı haline gelmiştir. Karakol adlı gizli örgüte katılarak Anadolu’ya silah kaçırma işinde aktif rol almıştır. Aynı dönemde Vakit Gazetesi’nin yazarı Zekeriya ve eşi Sabiha Hanım’ın çıkardığı Büyük Mecmua’nın başyazarı olmuştur.

Halide Edib Adıvar, işgalcilere karşı ABD ile işbirliği yapma düşüncesinde olan aydınlar arasında yer almış, 1919’da Refik Halit, Ahmet Emin, Yunus Nadi, Ali Kemal, Celal Nuri gibi isimlerle birlikte Wilson Prensipleri Cemiyeti’ni kurmuştur. Ancak, bu cemiyet kısa bir süre sonra kapanmıştır. Halide Edib, Mustafa Kemal‘e yazdığı bir mektupla Amerikan mandası tezini açıklamış, ancak bu tez Sivas Kongresi’nde reddedilmiştir.

İngilizlerin 16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal etmesi üzerine, Halide Edib ve eşi Adnan Adıvar hakkında idam emri çıkarılmıştır. Ancak, 24 Mayıs’ta padişah tarafından onaylanan kararda idama mahkûm edilen ilk altı kişiden biri olmuşlardır. Ancak, idam kararı uygulanmadan önce Halide Edib Adıvar, eşiyle birlikte İstanbul’dan ayrılarak Ankara’ya gitmiş, ardından cepheye katılmıştır. Bu dönemde çeşitli görevlerde bulunmuş ve Milli Mücadele’nin yanında yer almıştır.

Savaş boyunca cephe karargâhında görev yapan Halide Edib, Dumlupınar Meydan Muharebesi’nden sonra İzmir’e gitmiş ve rütbesi başçavuşluğa yükseltilmiştir. Savaştaki yararlılıklarından dolayı İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından Ankara’ya dönen Halide Edib Adıvar, eşi Adnan Adıvar ile birlikte İstanbul Üniversitesi’nde görev almış ve İngiliz Filolojisi kürsüsünü kurmuştur.

1950 yılında Demokrat Parti listesinden İzmir milletvekili seçilen Halide Edib, bağımsız milletvekili olarak görev yapmıştır. Ancak, 1954 yılında görevinden ayrılarak üniversitedeki görevine dönmüştür. Eşi Adnan Adıvar’ı 1955 yılında kaybetmiştir.

Halide Edib Adıvar, 9 Ocak 1964 tarihinde İstanbul’da 80 yaşındayken böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Halide Edib Adıvar’ın Eserleri

Roman

• Heyulâ (1909)
• Raik’in Annesi (1909)
• Seviyye Talip (1910)
Handan (1912)
• Son Eseri (1913)
• Yeni Turan (1913)
• Mev’ud Hüküm (1918)
• Ateşten Gömlek (1923)
• Vurun Kahpeye (1923)
• Kalp Ağrısı (1924)
• Zeyno’nun Oğlu (1928)
Sinekli Bakkal (1936)
• Yolpalas Cinayeti (1937)
• Tatarcık (1939)
• Sonsuz Panayır (1946)
• Döner Ayna (1954)
• Akile Hanım Sokağı (1958)
• Kerim Usta’nın Oğlu (1958)
• Sevda Sokağı Komedyası (1959)
• Çaresaz (1961)
• Hayat Parçaları (1963)

Hikâye

• Harap Mabetler (1911)
• Dağa Çıkan Kurt (1922)
• İzmir’den Bursa’ya (1963)
• Kubbede Kalan Hoş Seda (1974)

Anı

• Türkün Ateşle İmtihanı (1962)
Mor Salkımlı Ev (1963)

Oyun

• Kenan Çobanları (1916)
• Maske ve Ruh (1945)

Paylaş:

Yorumlar