Reşat Nuri Güntekin Kimdir? Hayatı Ve Eserleri

Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin, İstanbul Üsküdar’da doğmuştur. Gerçek adı Mehmet Reşat’tır. Babası askerî doktor İbrahim Nuri Bey, annesi ise Erzurum Valisi Mareşal Yaver Paşa’nın kızı Lütfiye Hanım’dır. Erenköy Kız Lisesi’nde öğretmen olarak görev yaptığı dönemde Hediye Hanım ile tanışıp evlenmiş ve bu birliktelikten Ela adında bir kızı olmuştur.

Reşat Nuri Güntekin Kimdir?

Babasının görevi nedeniyle farklı okullarda eğitim almıştır. İlköğrenimine İstanbul Üsküdar Selimiye Mahalle Mektebi’nde başlamış, daha sonra babasının tayini nedeniyle Çanakkale’ye taşınmış ve burada ilköğrenimini 1900 yılında tamamlamıştır. Ortaöğreniminin ilk yıllarını Çanakkale İdadisi’nde geçirdikten sonra Galatasaray Sultanisi’ne ve İzmir Saint Joseph Frerler Mektebi’ne devam etmiştir. İstanbul Darülfünun Edebiyat şubesini kazandığı bir yarışma sonucu 1908 yılında bu üniversitede eğitimine devam etmiştir ve 1912’de mezun olmuştur.

1913 yılında Bursa Sultanisi’nde Fransızca öğretmeni olarak göreve başlayan Reşat Nuri, ardından çeşitli okullarda öğretmenlik, müdürlük ve başöğretmenlik görevlerinde bulunmuştur. 26 Nisan 1931’de Maarif Vekaleti ikinci sınıf müfettişliğine atanmış ve bu görevi milletvekilliği yıllarına kadar sürdürmüştür. 3 Nisan 1939’da Çanakkale milletvekili olarak meclise girmiş ve 5 Ağustos 1946’da emekli olmuştur. 14 Ağustos 1947’de Milli Eğitim Vekaleti başmüfettişliğine atanmıştır. Aynı dönemde UNESCO yönetim kurulu üyeliği de yapmıştır. 1950’de UNESCO Türkiye temsilcisi ve öğrenci müfettişi olarak Paris’e gitmiştir. Emekliliğinden vefatına kadar tiyatroya olan ilgisi devam etmiş, 1954’te İstanbul Şehir Tiyatroları Edebî Heyet üyeliğine seçilmiştir. Akciğer kanseri nedeniyle 7 Aralık 1956’da Londra’da vefat etmiş ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Reşat Nuri Güntekin’in edebiyat tutkusu çocuk yaşlarda başlamıştır. Özellikle babasının kütüphanesindeki Doğu ve Batı klasiklerinin etkisi altında yetişmiştir. Okulu pek sevmemesine rağmen, lalası Şakir Ağa’nın anlattığı masallar ve halk hikayeleri ile edebi duyarlılığı oluşmuştur. İlk edebi eserleri imzasız şiirlerle başlamış olsa da, tiyatroya olan ilgisiyle öne çıkmıştır. Edebiyatla ilgili görüşlerini Le Pensée Turque dergisinde, tiyatroyla ilgili yazılarını ise Zaman gazetesinde paylaşmıştır.

Çalıkuşu romanı ile ün kazanan Reşat Nuri Güntekin, sanat kariyerine başlamadan önce Kelebek adlı mizah dergisini yayımlamış ve birçok takma isimle mizah hikayeleri yazmıştır. Farklı gazete ve dergilerde yazıları yayımlanan Reşat Nuri, edebiyat alanında 20 roman, 150 hikaye, 23 tiyatro eseri ve çeşitli diğer eserler üretmiştir. 1947’de Memleket gazetesinin başında bulunmuş ve yazıları birçok yerde yayımlanmıştır.

Reşat Nuri Güntekin, öncelikle hikâye ve tiyatro alanında eserler vererek edebiyat dünyasına adım atmıştır. Bu eserlerini “tekellümî hikâye” olarak adlandıran yazar, bu dönemde tiyatroya olan ilgisini bu eserlerinde sıklıkla göstermiştir. Özellikle bu hikâyelerde bolca diyaloğa yer vermesi, Reşat Nuri’nin tiyatroya duyduğu ilginin bir yansımasıdır. 1919-1930 yılları arasında altı cilt halinde yayımlanan hikâyelerinde, dil, üslup, yapı ve karakterlerin roman ve tiyatrolarında benzer bir çizgide ilerlediği gözlemlenmektedir.

Reşat Nuri Güntekin’nin hikâyeleri, aşk, aile, çocuk, ahlak gibi temel konuları işlerken, mizah duygusu ve ince ironiyle öne çıkmaktadır. İlk üç hikâye kitabını Arap alfabesiyle yayımlamış olmasına rağmen, sonraki kitapları yeni Türk alfabesiyle yayımlanmıştır. Recm, Gençlik ve Güzellik, Roçild Bey, Eski Ahbap gibi hikâyelerin ardından Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar, Leyla ile Mecnun, Olağan İşler adlı eserleri ile hikâye türündeki üretimini sürdürmüştür.

Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin Kimdir? Hayatı Ve Eserleri Reşat Nuri Güntekin

Tiyatro sahasında Reşat Nuri Güntekin, büyük bir tutkusu olan tiyatro alanında telif, tercüme ve uyarlamalar dahil birçok eser ortaya koymuştur. Ancak romanları kadar tiyatro alanında büyük bir başarıya ulaşamamıştır. Tiyatro eleştirileri, Batı tiyatrosuyla ilgili görüşleri ve sağlam tiyatro fikirleriyle Türk tiyatrosuna önemli katkılarda bulunan Reşat Nuri, eserlerinde toplumsal sorunları işlerken halktan kahramanları ön plana çıkarmış ve bu kahramanların konuşmalarında ağız özelliklerine önem vermiştir. Eğitimci kimliği nedeniyle Cumhuriyet dönemi eserlerinde eğitim sorunlarına özel bir vurgu yapmıştır.

Reşat Nuri’nin tiyatro eserlerinin birçoğu, roman ve hikâyelerinden uyarlanmıştır. Sosyal konuların ağırlıklı olduğu eserlerinde halkın sorunlarına değinmiş ve toplumsal eleştirilerde bulunmuştur. Tiyatro sahneleme tekniği açısından bazı zorluklar içerse de, eserlerindeki düşünsel derinlik ve toplumsal eleştiriyle dikkat çekmiştir.

Reşat Nuri Güntekin, genellikle kahraman anlatıcı bakış açısıyla yazdığı romanlarında bireysel ve toplumsal konuları iç içe işlemeyi tercih etmiştir. Eserlerinde ağırlıklı olarak aşk, sevgi, acıma, yalnızlık, kaçış, karamsarlık gibi bireysel temaları yanı sıra yozlaşma, kuşak çatışması, idealizm, kültürel değişim gibi toplumsal konuları ele almıştır. Reşat Nuri’nin eserlerinde gözlem unsuru ön plandadır ve zaman zaman sosyal eleştirilere de yer vermiştir. Bu özellikleriyle eleştirel gerçekçi bir yaklaşım sergilemiştir.

Romanlarının genelinde Osmanlı’nın son dönemleriyle Cumhuriyet dönemi arasındaki sosyal değişimlere dair gözlemlerini yansıtan Reşat Nuri Güntekin, İstanbul’dan Anadolu’ya bakarken hümanist bir bakış açısıyla Anadolu insanını değerlendirmiştir. Usta bir gözlemci olan yazar, eserlerinde psikolojik çözümlemeleri sosyolojik bir plana taşımıştır.

Eserlerinde genellikle kahramanların içsel çatışmalarını ve dış dünyayla olan çatışmalarını işleyen Reşat Nuri, özellikle romanlarında karakterlerin zaaflarını ve karşılaştıkları güçlükleri mizahi bir üslupla ortaya koymuştur. Düz yazı türünde eserler veren yazar, Türkçe’yi roman ve hikâye dili haline getirerek geniş bir okuyucu kitlesine hitap etmiştir.

Reşat Nuri Güntekin’in ilk roman denemesi olan “Harabelerin Çiçeği” diğer eserleriyle kıyaslandığında belirgin bir sönüklük taşısa da, yazarın romancılığına dair ilk izleri içermesi açısından önemlidir. Romanlarının içeriği genellikle bireysel ve toplumsal sorunları irdeleyen Reşat Nuri, özellikle “Çalıkuşu” adlı eseriyle büyük bir üne kavuşmuştur. Bu romanında Feride’nin içsel çatışmalarını ve Anadolu’daki toplumsal bozuklukları konu alarak döneminin eleştirisini yapmıştır.

Sonuç olarak, Reşat Nuri Güntekin’in eserlerindeki gözlem yeteneği, eleştirel gerçekçi yaklaşımı, mizahi üslubu ve Türkçe’yi kullanış biçimi onu Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri yapmıştır.

ROMAN

  • Çalıkuşu (1922)
  • Gizli El (1924)
  • Damga (1924)
  • Dudaktan Kalbe (1925)
  • Akşam Güneşi (1926)
  • Bir Kadın Düşmanı (1927)
  • Yeşil Gece (1928)
  • Acımak (1928)
  • Yaprak Dökümü (1930)
  • Kızılcık Dalları (1932)
  • Gökyüzü (1935)
  • Eski Hastalık (1938)
  • Ateş Gecesi (1942)
  • Değirmen (1944)
  • Miskinler Tekkesi (1946)
  • Harabelerin Çiçeği (1953)
  • Kavak Yelleri (ölümünden sonra 1961)
  • Son Sığınak (ölümünden sonra 1961)
  • Kan Davası (ölümünden sonra 1962)

ÖYKÜ

  • Gençlik ve Güzellik (1919)
  • Roçild Bey (1919)
  • Eski Ahbap (1919)
  • Tanrı Misafiri (1927)
  • Sönmüş Yıldızlar (1928)
  • Leyla ile Mecnun (1928)
  • Olağan İşler (1930)

TİYATRO

  • Hançer (1920)
  • Eski Rüya (1922)
  • Ümidin Güneşi (1924)
  • Gazeteci Düşmanı-Şemsiye Hırsızı-İhtiyar Serseri (1925)
  • Taş Parçası (1926)
  • Hülleci (1926)
  • Bir Köy Hocası (1928)
  • Babür Şah’ın Seccadesi (1931)
  • Bir Kır Eğlencesi (1931)
  • Ümit Mektebinde (1931)
  • Felaket Karşısında-Gözdağı-Eski Borç (1931)
  • İstiklal (1933)
  • Vergi Hırsızı (1933)
  • Bir Yağmur Gecesi (1943)
  • Balıkesir Muhasebecisi (1953)
  • Tanrıdağı Ziyafeti (1955)
  • Yaprak Dökümü (ölümünden sonra 1971)
  • Eski Şarkı (ölümünden sonra 1971)

GEZİ

EĞİTİM

  • Dil ve Edebiyat: Türk Kıraati (1930)
  • Fransızca-Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu (1935)
Paylaş:

Yorumlar